Kadınlar İçin


• 5/8/2007 - KADIN İÇİN "İLK GECE"

Kategori: hastalik

Konunun anlaşılabilirliği açısından gerdek gecesini çağrıştıran "İlk Gece" deyimi yerine "İlk Cinsel İlişki" deyimini kullanmak daha doğru olacaktır. Zira, bu konuda elimizde gerçekçi istatistikler bulunmamasına karşın, kadınlarımızın belli bir yüzdesi, evlenmeden önceki bir dönemde ilk cinsel deneyimlerini yaşamaktadırlar.

İlk Deneyimin Önemi..
Bir kadın için ilk cinsel ilişki deneyimi oldukça önemlidir. Cinsel ilişkiyle ilgili problemler yaşayan çiftlerin tıbbi değerlendirilmelerinde, özellikle kadının uyarılamama, çok geç uyarılma, orgazm olamama, veya çok geç orgazm olma gibi sorunlar yaşadığı durumlarda özgeçmişte sıklıkla travmatik (sorunlu) bir ilk cinsel ilişki deneyimi bulunmaktadır. Bu beklenen bir sonuçtur, zira kadın tarafından bakıldığında ilk deneyim, anatomik bir bariyer olan kızlık zarının aşılma zorunluluğu nedeniyle kanama ve beraberinde çoğu durumda az da olsa ağrının yaşandığı bir durumdur. Netice itibarıyla hazırlıksız, uygun olmayan koşullarda ve özellikle de bu konudaki sorumluluğunu ihmal eden bir erkek ile beraber yaşanan ilk deneyimin kalıcı psikolojik etkiler yaratması imkan dahilindedir.

İlk İlişki Mutlaka Ağrılı Mıdır?
Kızlık zarı kadınların %90'ından fazlasında nispeten ince ve esnek bir mukoza parçası yapısındadır. Kadının kendini tümüyle hazır hissettiği durumlarda, "ön sevişmeyle" bölgede yeterli kayganlık sağlandığında, erkeğin de yumuşak davranması ve zorlayıcı hareketlerden kaçınması durumunda, kadın kızlık zarının yırtılması esnasında ağrı hissetmez, veya az bir ağrı hisseder. Cinsel ilişkiden alınan hazzın ön planda olduğu bir durumda bu kadar düşük şiddette bir ağrı uyaranının beynin üst merkezlerinde bilinçli olarak algılanma ve sonradan "hoş olmayan bir anı" olarak hatırlanma olasılığı düşüktür.

İlk İlişkide Mutlaka Kanama Olur Mu?
İlk cinsel ilişkide kanamanın olmaması, kültürümüzde ve diğer bazı kültürlerde kadının bakire olmadığının bir kanıtı olarak kabul edilmektedir. Bu çok büyük bir yanılgıdır. Her kadının anatomik yapısı birbirinden farklıdır ve kızlık zarı bazı kadınlarda o kadar esnektir ki, penis içeriye girdiğinde, ve özellikle de vajina giriş bölgesi yeterince kayganlaşmışsa kızlık zarı yırtılmadan kalır. Bu duruma her 100 genç kızdan birinde ve belki daha fazlasında rastlanabilir. Bazı kadınlarda da kızlık zarının üzerinde yer alan damar yapıları çok az olduğundan, zar yırtılmasına rağmen gözle görülebilen bir kanama gerçekleşmeyebilir.

Kızlık Zarının Çok Kalın Olması Nedeniyle İlişkinin Gerçekleşememesi Mümkün Olabilir Mi?
Bazı durumlarda ilk cinsel birleşme birinci denemede ve sonraki birkaç denemede gerçekleştirilemeyebilir. Bunun en sık görülen nedeni sanıldığı gibi kızlık zarının kalın olması değildir. En sık görülen neden, genç kadının kendini cinsel ilişkiye hazır hissetmemesidir. Bu durumda kadın kendini gevşetemeyecek, vajinanın girişinde yer alan güçlü kaslar kasılı kalacak ve vajina giriş bölgesinde yeterince kayganlık sağlanamayacağından penisin vajinanın girişinde yer alan kas ve kızlık zarı engelini aşması zor olacaktır. Erkek böyle bir durumda genç kadının canının yandığını hissettiğinde belli bir süre sonra girişimden vazgeçecektir.

Ender görülen bir neden de kızlık zarının gerçekten kalın olmasıdır. Jinekoloji kliniğine "ilk ilişkiyi başaramama" nedeniyle başvuran kadınların bir kısmının özgeçmişinde arka arkaya yapılan ilişki girişimleri sonuçsuz kalmıştır ve muayenesinde de gerçekten kızlık zarı kalındır. Bu durumlarda bazen ufak bir cerrahi müdahale ile kızlık zarının doktor tarafından açılması gerekebilir.

Kızlık Zarı Yırtılmasına Bağlı Oluşan Kanama Ne Kadar Sürer?
Kızlık zarının yırtılması esnasında bazen yırtık kızlık zarından vajinaya doğru genişleyebilir. "Deflorasyon kanaması" (deflorasyon kızlık zarının yırtılması anlamına gelen bir kelimedir) olarak adlandırılan bu durum hemen her zaman ön sevişmenin yetersiz olduğu, kadının kendini yeterince hazır hissetmediği bir zamanda, erkeğin "sert hareketlerle" cinsel ilişki denemesinde bulunmasından kaynaklanır. Çoğu durumda erkek kadının ağrı duymasına duyarsız bir şekilde girişimi sürdürmüş ve "yırtık" olması gerekenden daha büyük olmuştur.

Normalde kızlık zarı bozulduğunda kanama en geç yarım saatte durur. Geniş bir yırtık oluştuğunda ise ya hemen başlayan şiddetli bir kanama, veya ilişki bitmesine rağmen uzun bir süre devam eden bir kanama söz konusudur. Yapılan jinekolojik muayenede yırtığın yeri tespit edildikten sonra lokal anestezi, veya geniş yırtıklarda genel anesteziyle yırtık onarılarak kanama durdurulur.

Görüldüğü gibi tamamen doğal bir olay olması gereken "İlk Gece" bazı durumlarda aynı gece veya takip eden günlerde Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanına başvurulmasını gerektirebilmektedir.

Yapılması Gerekenler..
Kalın kızlık zarı gibi çiftlerin elinde olmayan nedenlere bağlı normaldışı durumlar için erkeğin ve kadının yapabileceği bir şey elbette yoktur.

Başarılı bir "İlk Gece" için kadının yapması gereken, eşine hazır olduğu veya henüz hazır olmadığı mesajını net olarak verebilmesi, ön sevişme aşamasının kontrolünü kendi eline almasıdır. Erkek ise kadının kendisinden farklı olan doğasını kabul etmeli, bir kadının cinsel ilişkiye hazır olmasının erkekten daha uzun sürdüğü gerçeğini göz önünde bulundurmalıdır. Daha sonraki ilişkilerin aynası olabilecek bu ilk ilişkide erkek, kadının gevşemesi ve rahatlaması için elinden geleni yapmalı, sabırlı olmalıdır. İlk ilişkide erkek aşırı zorlayıcı hareketlerden kaçınmalıdır.

Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

• 10/7/2007 - Testisler ve Sperm (Meni)

Kategori: hastalik

TESTİSLER VE SPERM

Testisler(yumurtalıklar veya erbezleri)

Erkeğin bir cinsel organı olup,meni(sperm-ersuyu) ve seks hormonu üremesini sağlarlar.Penisin altında skrotum denilen bir torba içindedirler.Testisler daha bebek anne karnında iken bebeğin karnında oluşur ve doğumdan öncede normal olarak torbaya inerler.Testisler çift olarak bulunurlar.Çift olmasının amacı eğer bir tanesine bir şey olur ve çalışamaz hale gelirse diğeri ile kişinin üreme ve hormonal faaliyetinin devam etmesi içindir.Yumurta şeklinde ve hafifçe basıktırlar.Büyüklükleri kişiden kişiye değişmekle beraber ,her biri ortalama 20-30 gr ağırlığında,4-5 cm uzunluğunda ve 2-2,5 cm kalınlıktadırlar.İkisi de yaklaşık aynı büyüklüğe sahiptir ama sol taraftaki biraz daha aşağıdadır.

  --Üreme kanallarından boşaltılan meniyi üretirler                                       
-- Direk olarak kan damarlarına gönderilen hormonları üretirler.    

Testisler neden torba içinde ve vücut dışındadır?: Torbanın amacı hem testisleri darbelerden korumak ve de esas olarak vücut ısısından daha düşük ısıda tutmaktır.Bildiğimiz gibi vücut ısımız ortalama 36.6 C° olup, testislerin sağlıklı sperm üretebilmesi için bu ısıdan yaklaşık 2-2.2 C°daha düşük ısıda çalışmaları gerekir.

Testisin tek olması kısırlık veya hormonal eksiklik yapar mı? Hayır bir tane olması bile yeterlidir.

  -----------------------------  ~   ----------------------------------------------

SPERM veÜRETİMİ:Her testis içinde kılcal borular vardır,kabaca içi boş incecik  bir tüpü yün yumağı gibi sardığımızı farz edelim,işte testis böyle bir yapıya sahiptir ve meni(sperm ) oluşumu bu boruların içinde olur. Erginlik çağına yaklaşıldığında başlar ve yaşam boyu kesilmeden devam eder. Bir spermin üretimi yaklaşık 74 gün kadar sürer.                                            Spermler iki farklı karakterde olup X ve Y diye taşıdıkları dişilik veya erkeklik kromozonuna göre ikiye ayrılırlar,yani oluşacak bebeğin cinsiyetini erkekten giden sperm belirler. Eğer X spermi giderse ve annenin yumurtası(annedeki yumurta daima X tir)  ile birleşirse XX olur ki bu bayandır. Eğer Y spermi giderse ve annenin yumurtası(annedeki yumurta daima X idi) ile birleşirse XY olur ki buda erkek bebek oluşumuna sebep olur. Yani bebeğin cinsiyetini daima baba belirler.

 

Sperm üretimi devamlıdır ve hiç durmaz, üretilen spermler bir kesede toplanır ve boşaltılmaya hazır beklerler,arkadan da devamlı sperm üretimi olur ve bu keseye boşalır ,bu kesenin bir hacmi,bir kapasitesi vardır bu hacim dolunca cinsel istek artar,yoğunlaşır eğer ilişki veya boşalma gerçekleşmezse kasıklarda ağrı ,aşırı cinsel istek başlar,bazen kese o kadar dolmuştur ki büyük tuvalet yaparken veya ıkınırken vücut içi basınç arttığından bu sırada penisten sperm akar (bu boşalma değildir ve zevk vermez sadece sperm akar). Eğer kişi boşalmaz veya ilişki kurmazsa belli bir süreden sonra ki bu süre kişiden kişiye değişir(4 ila 10 gün),erkek uykuda boşalır ve keseyi boşaltarak arkadan gelen spermlere yol açar. Hamamcı olduk veya rüyacı olduk deyimi buradaki boşalmaya bağlı yıkanma gerekliliğinden gelmiştir. Bayanlara göre erkeklerdeki cinsel arzu kontrolsüzlüğü de devamlı üretilen sperm ve onun boşaltılması isteği sonucu vede toplumsal öğretilerin (tabuların) kuralsız cinsellik yaşamayı sadece erkeğe hak ve övünç kaynağı olarak hissettirmesi  olup bayanların erkeklerde anlayamadıkları duygusuz cinsel istek bundan dolayıdır.       

Tek bir sperm hücresi üç kısımdan oluşur,bunlar baş,gövde ve kuyruktur. Baş resimde siyah olan kısım,gövde onun altındaki kahverengi kısımdır.

Baş kısmı spermin yumurta içine girmesini sağlayacak yumurtanın dış kısmını eritici maddeler içerir. Gövde kısmında ise bebeğin oluşumu için gerekli kromozon şifreleri bulunmaktadır. Kuyruk kısmı ise kırbaç hareketi dediğimiz sağa sola hareketi yaparak spermin ilerliyerek dişideki yumurtaya gitmesini sağlar. Spermin kendi içinde belirli bir süre yaşamasını ve hareket etmesini sağlayacak enerjisi vardır,buda gövde kısmında depolanmıştır. Sperm çok küçük olup yanlız başına çıplak gözle görülmez,yaklaşık uzunluğu 1 cm'nin 250 de biri kadardır.

                             

Sermin kuyruğu hem kırbaç hareketi hem de sarmal hareket yaparak spermin ilerlemesini sağlar.

Normal sperm nasıl olmalıdır;                

Volumü yani miktarı 2 ila 5 cc (bir tatlı kaşığı) arasındadır.

Rengi opak ve grimsidir.

Kokusu kendine özgü olup kestane çiçeği kokusuna benzer.

Yapışkan kıvamda olup bu yapışkanlığın  azalması veya artması boşalma sıklığı ile ilgilidir.

Sıvılaşması:sperm vücuttan atıldıktan 5 ila 20 dakika arasında o yapışkan halini kaybederek sıvılaşır,30 dakikada da tamamen su halini alır.

Bir boşalmada erkek ortalama 150 milyon sperm hücresi boşaltır. Normalinde en azı 20 milyon,en fazlası ise 250 milyondur.

Döllemede sperm miktarı önemli olduğu kadar daha da önemlisi spermlerin kalitesidir (hareketliliği,kuyruk yapıları,baştaki eritici maddeler,gövde şekli gibi).

Sperm sayımı mikroskop altında yapılır. İdeal bir sayım için 4 günlük cinsel rejim yani boşalmamak gerekir ve spermin sayımının yapılacağı yerde verilmesi en doğru olanıdır. İsteyen herkes veya gerekli görüldüğünde bir laboratuvara gidip sayım yaptırabilir.

Kaynak: "Dr.Cenk Kiper www.mutluinsan.com tel: (212) 231 95 53"

Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

• 7/7/2007 - Genital hijyeni korumada 10 altın kural

Kategori: hastalik

Genital hijyeni korumada 10 altın kural

Kadın genital sistemi cinsel ilişkiyle içeri giren bakterilerle sürekli "savaş" halindedir. Bunun yanında genital organların kalın bağırsakla yakın komşulukta olması buradaki bakterilere de vajinadan direkt bir giriş kapısı oluşturur.

Genital sistemin idrar yolu ile yakın komşuluğu bölgede uretra (idrar borusu) yoluyla mesaneye direkt bir geçiş sağlar.

Normal şartlarda vajinanın mükemmel savunma mekanizması ve uretradan mesaneye geçişi zorlaştıran kapak mekanizması sayesinde bakterilerin genital bölgede ve idrar yollarında enfeksiyon yapması engellenir.

Her ay gerçekleşen adet kanaması içerdiği proteinler nedeniyle bakterilerin çoğalması için çok uygun bir ortam oluşturur ve bu nedenle kadınlarda enfeksiyonlar en sık adet döneminde ortaya çıkar.
Genital hijyen kuralları hakkında bilgi sahibi olmanız hem genital sistem hem de idrar yolu enfeksiyonlarından korunmanız açısından son derece önemlidir.

Vajinanın dostu: Laktobasiller

Vajinanın diğer organlara göre en önemli farklılıklarından biri bölgenin zararlı bakterilere karşı savunmasında bizzat bakterilerin görev almasıdır. Laktobasil adı verilen ve asit ortamda üreme özelliği olan bakteriler vajinanın içinde enfeksiyon yapabilecek diğer bakterilerin çoğalmasına engel olurlar. Bu amaca yönelik olarak vajina duvarında yer alan hücreler içerisinde östrojen hormonu sayesinde depolanan glikojen (glikojen glikoz adlı şekerin depo şeklidir) önce şekere sonra laktik asit adı verilen bir asit maddeye dönüşür. Bu asit madde vajinanın asit ortamının devamını ve laktobasillerin çoğalmasını sağlar.

Herhangi bir nedenle laktobasiller azaldığında (enfeksiyon yapıcı bakterilerin vajinayı işgal etmesi ve laktobasillere üstün gelmesi) vajinanın asit ortamı bozulur ve vajinada enfeksiyon kolaylaşır.

Herhangi bir nedenle vajinanın asit ortamı azaldığında (vajinaya uygun olmayan kimyasal maddelerin girmesi, östrojen üretiminin azalması nedeniyle glikojen depolarının azalması) laktobasiller azalır ve vajinada enfeksiyon kolaylaşır.

Genital hijyeni korumaya yönelik önerilerin bir çoğu vajinada laktobasil-asit ortam ikilisinin korunmasına yöneliktir. Genital hijyen kurallarını ezberlemek yerine bu ikiliyi aklınıza getirirseniz genital hijyen olgusunu çözmeniz kolaylaşacaktır.

1. Doktorunuz aksini önermedikçe vajinanın içini yıkamaya yönelik üretilen hijyen ürünlerini kullanmamalısınız.
Vajina kendini sürekli yenileyen bir organdır. Bu nedenle vajinanın içine bu maddelerin sokularak "temizlik" yapılmaya çalışılması anlamsızdır ve vajinanın laktobasil/asit ortamının zarar görmesine neden olabilir. Bu ürünlerle dış genital bölgenizi temizlemenizde bir sakınca yoktur.

Genital bölgenin gereğinden fazla yıkanarak hijyen sağlanmaya çalışılması vajinanın laktobasil/asit ortamının zarar görmesine katkıda bulunabilir.

2. Tuvalet sonrası temizlikte temizliğin önden arkaya (vajinadan anüse doğru yapılması) çok önemlidir. Temizliği anüsten vajinaya doğru yaptığınızda dışkıdaki kalınbağırsak bakterileri vajinaya ve buradan da idrar borusu yoluyla mesaneye bulaşabilir.

3. Genital bölgenin kuru kalması önemlidir. Mantar ve diğer bakterilerin nemli ve sıcak ortamlarda daha kolay üremesi nedeniyle genital bölgenin kuru kalması önemlidir. İç çamaşırınızı günlük değiştirmek, naylon yerine pamuklu iç çamaşırları tercih etmek, dar pantolon, çorap ve iç çamaşırı kullanmamakla bunu sağlayabilirsiniz.

4. İlişki sonrasında ve diğer tüm zamanlarda idrar yapma ihtiyacı ortaya çıktığında ertelenmemelidir. İdrar ihtiyacı ertelendiğinde mesanedeki bakteriler enfeksiyon yapmak için "zaman" bulurlar. Halbuki idrar yapılması bakterilerin idrarla birlikte vücuttan atılmasını sağlar.

5. Tam hazır olunmadan (yeterli kayganlık oluşmadan) ilişkiye başlanmamalıdır. Bu önlem mekanik tahrişe meydan vermemek açısından çok önemlidir. Gerekirse doktor önerisine göre kayganlaştırıcı ilaçlar kullanabilirsiniz.

6. Adet kanaması döneminde dikkat edilmesi gerekenler:

Adet kanaması döneminde olan kadına iş yaşamında, sosyal aktivitelerinde hareket serbestliği sağlaması, denize girebilme imkanı vermesi için üretilen Vajinal tamponların kullanımında dikkat edilmesi gereken en önemli nokta tamponun sık aralıklarla yenisiyle değiştirilmesinin ihmal edilmemesidir. Vajinal tamponu yerleştirdiğiniz andan itibaren kanla temas sonrasında bakteriler hızla çoğalmaya başlar.

Vajinal tamponlar uygun kullanıldıklarında vajinanın doğal ortamını bozmazlar. Ancak uzun süre vajina içinde kaldığında bu tamponlar vajinit sorununun gelişimi bir yana, hayatı tehdit eden enfeksiyonlara bile neden olabilirler.

Adet kanaması döneminde cinsel ilişkiyi yasaklamak için yeterli tıbbi neden olmamakla beraber, kendinizi bu dönemde yeterince rahat hissetmiyorsanız eşinize bu durumu iletmeli ve kanamalı dönemlerde ilişkiyi ertelemelisiniz.

Üst genital sistemi enfeksiyonlarının en sık adet kanaması döneminde gerçekleştiği düşünüldüğünden bu açıdan risk altında olan kadınlar (daha önceden geçirilmiş enfeksiyon, çok eşli yaşam veya eşin çok eşli yaşam sürmesi gibi) bu dönemde ilişkide bulunmaktan kaçınmalıdırlar.
7. Cinsel yolla bulaşan hastalıklar (CYBH) açısından risk altında olan biriyle cinsel ilişkiye girdiğinizde eşinizin prezervatif kullanmasını istemek sizin en doğal hakkınızdır. Bunu sağlayamayacağınızı düşündüğünüzde kadın prezervatifinden faydalanabilirsiniz .

Unutmayın: Cinsel Yolla Bulaşan Hastalıklar (CYBH) erkekten kadına daha kolay bulaşırlar.

8. Genital temizlikte dikkat edilmesi gerekenler:

Ağda ve jilet genital kılların giderilmesinde oldukça etkilidir. Lakin bu iki yöntem kıl köklerinin enfeksiyonunu kolaylaştırır ve genital bölgenin daha kolay tahriş olmasına neden olur. Genital bölge için geliştirilmiş aletlerden faydalanmak veya makas kullanmak özellikle genital bölgeleri enfeksiyona ve tahrişe duyarlı kadınlarda daha iyi bir seçenek olabilir.

9. Tuvalette alınması gereken önlemler:

Klozet kapağının üzerine serilen tek kullanımlık kağıtlar ülkemizde de giderek yaygınlaşmakta ve hatta büyük marketlerde bu kağıtlar herkesin cebinde taşıması için uygun bir şekilde paketlenmiş olarak satılmaktadır. Bu kağıtları mutlaka kullanmalısınız.

Tuvaletlerde diğer bir sorun da tuvaletin içindeki kirli suyun sıçrayarak genital bölgeye değmesidir. Bunu önlemek için kirli suyun üzerini tuvalet kağıdıyla kaplayabilirsiniz. Bunu yapmak mümkün olmadığında dezenfektan madde içeren "mavi su verici tabletlerden" faydalanabilirsiniz.

10. Her kadın düzenli olarak jinekolojik muayeneden geçmeli ve belirti ve bulgulara duyarlı olmalıdır. Kadınlar hiçbir sorunları olmasa dahi yıllık jinekolojik muayene için başvurmalıdırlar. Bu, belirti vermeyen veya geç belirti veren hastalıkların tanı ve tedavisi açısından çok önemlidir.
Dr.Kağan Kocatepe

Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

Hakkımda

Kadınlara Özel

AddThis Feed Button

Ara

Kategoriler

Arkadaşlar

ibretlik
gulizce
sibelalp
sezgilerim
aciksecik
tumguzellikler

Bağlantılar

Ana Sayfa
Profilim
Arşiv
Arkadaşlarım
Blog RSS

Son Yorumlar

Sayfa Güncel Sayfa:1 Toplam:1
Son Sayfa |




Tüm Resimler